|
Ayırıcı Tanı
Tüm nüfusun % 10' u yaşamlarının bir aşamasında mide ya da onikiparmak barsağı ülseri ya da en azından gastrit olmaktadır. Bu rahatsızlıklarda temel şikayet mide kazınması , yanması ya da ağrısıdır ve reflü şikayetlerine çok benzemeseler de aynı hastada birlikte bulunabilmektedirler. Ülser ve gastrit tedavisi ise reflü tedavisinden farklı olabildiğinden bu durumların da farkında olmak ve gereketiğince tedavilerinin yapılması son derece önemlidir.
İleri yaştaki bir hastada ise yeni başlamış mide şikayetleri aksi ispat edilene dek kanser gibi değerlendirilmeli ve mutlaka ilk aşamada kanser olmadığı net biçimde ortaya konulmalıdır. Bu durumda da endoskopi ve kimi zamansa ultrasonografi son derece yarar sağlamaktadır.
Gene tüm nüfusun yaklaşık % 10' u yaşamlarının bir aşamasında safra kesesi taşına sahip olmaktadır. Reflü hastalığı, sıklığı da göz önünde bulundurulduğunda aynı hastada hem safra kesesinde taş ve hem de ciddi reflü olması beklenen bir durumdur. Dolayısı ile özellikle ameliyat endikasyonu bulunan bir reflü hastasında ultrasonografi ile safra kesesine de bakmak mutlaka gerekmektedir.Safra kesesi taşlarının da bir dizi hazım problemlerine yol açabileceği unutulmamalıdır.
Ayırıcı tanıda bir başka önemli konu da; "non-cardiac chest pain" diye bilinen ve kalbe bağlı olmayan kalp krizi benzeri ağrıların nedeninin aslında reflü olabileceğinin bilinmesidir. İleri yaştaki bir hastada ani başlamış bir göğüs ağrısı durumu kuşku yok ki kalp krizi gibi ele alınmalı ve aksi ispat edilene dek bu şekilde değerlendirilmelidir.
|